RAVİ
Muhammed İbnu Şirin

HADİS
(Resulullah (sav) öğle ve ikindi namazlarından birini iki rek'at kılmıştı - Ravi der ki: "Zann-ı galibime göre bu, ikindi namazı idi. Sonra selam verdi. Sonra mescidin ön kısmındaki kütüğe gitti. Elini üzerine koydu, (yüzünde öfke okunuyordu). Cemaatte Hz. Ebu Bekr ve Hz. Ömer de vardı. Bunlar (namazda yapılan eksiklikten) Efendimize söz etmekten (hicab edip) korktular. Cemaatin çabuk çıkanları: "(Ey Allah'ın Resulü!) namaz kısaldı mı?" diye sordular. Resulullah (sav)'ın Zülyedeyn dediği bir zat da: "Ey Allah'ın Resulü! Namaz mı kısaldı, siz mi unuttunuz?" dedi. "Ne ben unuttum, ne de namaz kısaldı!" cevabını verdi. Ama Zülyedeyn tekrar: "Hayır (farkında değilsiniz), unuttunuz!" (dedi). Bunun üzerine (Aleyhissalatu Vesselam) kalktı iki rek'at daha kıldı, sonra selam verdi. Sonra tekbir getirdi, tıpkı diğer secdeleri gibi -veya biraz daha uzun olmak üzere- (sehiv için) secde yaptı, sonra başını kaldırdı tekbir getirdi. Sonra başını koydu tekbir getirdi, peşinden önceki secdesi gibi -veya daha uzun- (sehiv için ikinci defa) secde etti, sonra başını kaldırdı ve tekbir getirdi, (oturup teşehhüd okudu ve selam vererek namazı tamamladı).

KAYNAK
Ebu Davud, Salat 195, (1008)


ALLAH C.C.SENİN AŞKINDANDIR.....!


Benim bir ay ile ahvalim,
Allah senin aşkındandır.
Aşkına yandığım daim,
Allah senin aşkındandır.

Kalmadı sabrı kararım,
Ahıyla bu benim zarım,
Daima canan ararım,
Allah senin aşkındandır.

Benim bi çare kaldığım,
Böylece figan kıldığım,
Senin aşkına yandığım,
Allah senin aşkındandır.

Görem deyi gözetirim,
Özüm Hak'ka düzeltirim,
Aali Şanın yüceltirim,
Allah senin aşkındandır.

Mecnun gibi dağa düştüm,
Aşkın şarabından içtim,
Ben bu tatlı candan geçtim,
Allah senin aşkındandır.

Aşkınla yandı canım,
Bağlandı kalbimle gönlüm,
Söylemez oldu lisanım,
Allah senin aşkınandır.

Yakma bu Hüsnü'nü nara,
Garibim kaldım biçare,
Ciğer oldu pare pare,
Allah senin aşkındandır.