RAVİ
Ata İbnu Yesar

HADİS
Hz. Muaviye (ra) altın veya gümüşten mamul bir su kabını, ağırlığından daha fazla bir fiyatla satmıştı. Kendisine Ebu'd-Derda (ra): "Ben Hz. Peygamber (sav)'in bu çeşit alış-verişi yasakladığını işittim. Resulullah (sav) bunların satışı misline misil olmalı diye emretti" diye itiraz etti. Hz. Muaviye (ra): "Ben bunda bir beis görmüyorum" diye cevap verdi. Ebu'd-Derda (ra) öfkelendi ve: "Muaviye'yi kınamada bana yardım edecek biri yok mu? Ben ona Hz. Peygamber (sav)'den haber veriyorum, o bana şahsi reyinden söz ediyor. Senin bulunduğun diyarda yaşamak bana haram olsun!" diye söylendi. Ebu'd-Derda bunun üzerine orayı terkederek Hz. Ömer (ra)'in yanına geldi. Durumu olduğu gibi ona anlattı. Hz. Ömer (ra) Hz. Muaviye (ra)'ye bir mektup yazarak bu çeşit satışı (altının altınla satılması), misli misline ve ağırlığına denk olarak yapmasını emretti.

KAYNAK
Muvatta, Büyu 33 (2, 634); Nesai, Büyu 47, (7, 279)


KABİR AZABINI AFFETSEN NOLUR...!


İçerimden hiç çıkmıyor acısı,
Fatıma'da İbrahim'in bacısı,
Onlarada verdin ölüm acısı,
Kabir azabını affetsen nolur.

Dört Cariyar bile hep boyun büktü,
Rıza için Veyis dişini söktü,
Aşıklar seherde gözyaşı döktü,
Kabir azabını affetsen nolur.

Hazreti Musa Tur'a erişti,
Hazreti İsa dosta kavuştu,
İsmail'e bile pıçak erişti,
Kabir azabını affetsen nolur.

İdris Veli ölüm acısı görmedi,
Nesimi'de öldüğünü bilmedi,
İblis kibir ile iman etmedi,
Kabir azabını affetsen nolur.

Fehmi sende çıktın şu gediğin başına,
Akıl ermez yaradanın işine,
Taş vurdular Ol Sultan'ın dişine,
Kabir azabını affetsen nolur.